CHP Soma İlçe Teşkilatı Ticaret Odası Restourantın da
partililere dayanışma yemeği verdi. Yemeğe CHP Grup Başkan Vekili Muharrem İnce
CHP Manisa Milletvekilleri Hasan Ören, Sakine Öz ve Özgür Özel katıldı. Yemekte
konuşan CHP Soma İlçe Başkanı Murat Bayram oğlu “bu akşamdan itibaren önümüzdeki
aylarda yapılacak yerel seçimlerin startını verdik” dedi. Başkan Bayramoğlu yaptığı konuşmada; Bazı insanlar vardır,
varoluşları gereği yaşamın onların üzerine yüklediği sorumluluklar çok fazladır.
Onlar ailelerinin yükünü omuzladıkları gibi akrabalarının, dostlarının her zor
gününde yanlarında olmayı görevleri olarak algılamışlardır. Yaşamalarında tatil
ve lüks tüketim gibi kavramlar yoktur. Kendilerinin paralarcasına çalışırlar ve
üretirler.Bunun karşılığı olaraketkileşimde bulunduğu tüm bu insan gruplarından da sadece işlerini gördüğü kısa süre içinde takdir bulur,diğer zamanlarda kimsenin aklına gelmezler.Hatta bazen eleştirilir,kötülenirler.Bu yaşam tarzı nedeniyle sağlıkları bozulur,hızla yaşlanırlar.Böyle insanlar var mıdır?Evet vardır.Peki kentler var mıdır?Evet böyle kentler de vardır.Yaşadığımız kent memleketim Soma işte böyle bir şehirdir.Bulunduğu bölgenin altında kömür olan,bu yer altı kaynağının yer üstüne çıkarılmasına;ormanlarının yok oluşu pahasına,dere ve çaylardan kömür tozlarının akışı pahasına ,tarımının önemli ölçüde zarar görmesi pahasına,havasının zehirlenmesi ve sülfürik asit yağmurlarına maruz kalması pahasına,suyunun içilemeyecek hale gelmesi pahasına,kanser ve bebek ölüm oranlarının çok yüksek düzeylerde seyretmesi pahasına,maden sahasına yakınlık nedeniyle evlerinin duvarlarının çatlaması…pahasına ve daha pek çok bedel ödeyerek izin veren kentin adıdır Soma.
Soma’nın ülke ekonomisine olan katkısı ile ilgili pek çok
rakam söylenebilir. Bu katkı nüfusuna oranla hatırı sayılır bir katkıdır.
Ülkenin hemen her yöresinden, alın teriyle yaşamını kazanmaya gelen işçilere
kucak açan bir kenttir.
Bu özellikleri gereği
Soma’da yaşayan halkın önemli bir bölümü emekli olduktan ya da tayin olduktan sonra
yaşamlarını, seçtikleri başka kentlerde ya da memleketlerinde sürdürürler. Pek
çok kişi için Soma, yaşamlarının bir bölümünde çalıştıkları bir kenttir. Bu
insanlar için Soma, bir süre sonra terk edileceği için sahiplenilmesine çok
gerek olmayan,sorunlarına kafa yormanın gereksiz olduğu düşünülen,bir şehir
konumundadır ne yazık ki. Üreten ama
eskiyen; kazandıran ama yaşlanan; karın doyuran ama kötülenen; kucak açan ama yıpranan,
çalışan ama sayılmayan, yorulan ama görülmeyen, Kömür kokan ama koklanmayan,
feryat eden ama duyulmayan şehrin adıdır Soma. Soma’nın bu kaderiyle
ilgili yapacak bir şey yok mudur acaba? Umudun olmadığı yerde yaşam olmaz
değerli arkadaşlar. Elbette ki var:Soma’yı Cumhuriyet Halk Partisinin halkçı ve
sosyal belediyecilik anlayışıyla buluşturmak.Yani 27 Ekim 2013 yerel
seçimlerinde 6 okul bayrağı Soma Belediyesine dikmek.Soma’nın kaderinin
değişebilmesi için tek şansı budur sevgili yol arkadaşlarım.Soma büyük bir köy
haline geldi ne yazık ki.Kat karşılığı belediyeciliğin en trajik örneklerini
görüyoruz Soma’da.“Aslan yattığı yerden belli olur.”diye bir atasözümüz var.Ben
bundan da esinlenerek bir özdeyiş
türettim.”Bir partinin Belediyecilik anlayışı,o belediyenin yaptığı belediye
hizmet binasından belli olur”.Şimdi buradan hareketle,Soma Belediye binasına
bir bakalım.Mevcut belediye hizmet binasının alt katları,kat karşılığı
anlaşması ile AKP’li müteahhide veriliyor.Üstü Belediye oluyor ve bu
dükkanların iki yıllık kira bedelleri karşılığı,bu bina aslında yapılabiliyordu
ve tamamı belediyenin olabiliyordu.Ama seçilen yol yandaşa rant dağıtmak olduğu
için şimdi o sayın başkanımızın çok sevdiği ve sık kullandığı kelime ile
“ucube” bir belediye binamız var.100 bin nüfuslu Soma’ya;bir belde belediyesi
görünümlü bina layık görüldü ne yazık ki.Aslında bu binayı yapanlar,bunun ucube
olduğunu bizden daha iyi biliyorlar.Neden mi?Belediye hizmet binasının fotoğrafını
çekerken,alttaki dükkanların önüne ağaç gelecek yönden ve açıdan
çekiyorlar.Yani yaptıkları ucubenin tamamının fotoğrafını çekecek cesaretleri
bile yok.Ağaçlarla ayıplarını kapatmaya çalışıyorlar güya. Çünkü o zaman rantçı
belediyeciliği fotoğraflamış olacaklar. Alttaki banka ve giyim mağazası çıkacak
fotoğrafta. Kuşkusuz bu bir örnekti. Buna benzer başka örnekler de yaşandı Soma’da.Artık
AKP’nin yağmacı ve oluşan rantı yandaşlara dağıtan bu iktidarını Soma’da
bitirme zamanı gelmiştir değerli arkadaşlar.Bu yemekle birlikte Yerel seçimler
için startı da vermiş bulunuyoruz.ve amacımızı da şu sloganla haykırıyoruz: "İŞÇİNİN
ALIN TERİ,SOMA’DA İKTİDAR OLACAK"
Yıllardır özel madenlerde çalışan işçi kardeşlerimize uyguladığı,
tehdit ve şantaj siyasetini de iyi anlatmak zorundayız. Patronlara açık ihale
ile verilmesi gereken sahaları,doğrudan vererek patronu ve işçileri parmağında
oynatma siyasetlerine Somalılar ve işçi kardeşlerim bir cevap
vermelidirler.İşçinin alın teri üzerinden sürdürülen bu peşkeş çekme siyaseti
elbet bir gün son bulacaktır ve bu Türk halkı
ve işçiler büyük şair Nazım Hikmet’in dediği gibi “ağır ellerini toprağa
basıp doğruldukları zaman” işte o zaman işçinin onuru,haysiyeti ve emeği
özgürleşecektir. Şunu belirtmemiz lazım. Bizler özel madenlere ve özel maden
işletmeciliğine kesinlikle karşı değiliz. AKP’nin; patronu, yöneticiyi, işçiyi,
vesayet altına alan ve bazen saha verme korkusuyla bazen işsiz bırakma
korkusuyla yaptığı bu düzeysiz siyasete karşıyız ve şiddetle reddediyoruz. Cumhuriyet
Halk Partisi olarak bunu değiştirinceye kadar mücadele etmeye and içtik.“CHP
iktidara gelirse hepiniz işsiz kalacaksınız” yalanına artık bir son versinler.
Bu yalanı söyleyenler; İşçi kardeşlerimin en güzel ve en mutlu zamanlarını
Cumhuriyet Halk Partisinin değerli genel başkanı Bülent Ecevit’in başbakanlığı zamanında
yaşadıklarını unuttular mı sanıyorlar. Cumhuriyet Halk Partisi “EMEK EN YÜCE
DEĞERDİR” diyen bir partidir.Bu partinin,çalışanların işlerine son verebilecek
kararlar alacağını söyleyerek düzeysiz dedikodu siyasetinin bir örneğini
veriyorlar.Bu büyük bir yalan.Böyle bir şey söz konusu bile olamaz değerli
arkadaşlar..Bütün bu söylentileri çıkaranlar;işçi düşmanı,taşeronlaşma lobileridir.İşçinin
sırtından para kazanmaya alışmış,işçiyi kullanmaya alışmış,sömürmeyi ve hak
yemeyi meslek haline getirmiş yandaşlardır.
Bunu buradan açıklıkla söylüyorum. Cumhuriyet Halk Partisi taşeronlaşmaya
kökünden karşı bir partidir. Genel seçimlere daha vakit olmasına rağmen bunu
bugünden ilan ediyorum. CHP iktidarına hiç kimse AKP zamanında işe girdi diye
işten çıkarılmaya zorlanmayacaktır. Hiç bir taşeron işçisi işten çıkarılmayacak,
tam tersine bu kardeşlerimiz kadrolu olarak işlerine devam edeceklerdir. CHP
hiç kimsenin ekmeğiyle oynayacak bir parti değildir. Onlar bizi kendileri gibi
sanıyorlar herhalde. Asgari ücretle çalışan bir işçinin ekmeğiyle oynama
zavallılığı AKP’nin siyaset yapma anlayışıdır. İşe girmek için AKP üyeliği
istemek AKP’nin siyaset yapma anlayışıdır ve AKP’ye yakışmaktadır” dedi.
HABER-FOTO: ŞEVKET YILMAZ&NAZLI ERDİL














Hiç yorum yok:
Yorum Gönder